sayfa1

Yelken Sporu Eğitmeni Kaptan Taner Erdoğan 'ın Ders Notları;

YELKEN SPORUNA YENİ BAŞLAYANLARA; 
Neden Yelken sporu ? 
Yelken sporu; her yaştan ve herkesin yapabileceği ender sporlardan biridir. Performansa göre yapılan, yarışın ön planda tutulduğu tekneler de vardır, gezi ve dinlenme amacıyla yapılmış tekneler de. Bu nedenle pekçok çeşit yelkenli tekne vardır. (Optimist, Laser, Pirat, Catamaran, vs.) Yelken sporurunu denizi ve doğayı sevmeyen kişler yapamaz. Yelken kullanmak göründüğü kadar kolay bir spor değildir. Bu sporda deniz, rüzgar, akıntı ve dalga gibi doğal dış kuvvetlerle mücadele etmeyi bilmek gerekir. Bu mücadeleyi öğrenebilmek için yaşamak, yaşamak için de deniz üzerinde vakit geçirmek gerekir. Yelken sporu; karar verme yetisini güçlendiren eğlenceli, sıradışı ve yaratıcı daha çok deniz üzerinde satranç oynamaya benzer bir spordur. Yelken sporunu zevkli hale getiren de budur. Ne kadar çok denizde kalırsanız, o kadar iyi yelkenci olursunuz.

Yelkenli Tekne Ve Koruyucu Tedbirler
Önce Emniyet 
Deniz için akla gelen güzellik, özgürlük, ferahlık, sakinlik, rahatlık, keyif, mutluluk, dostluk , şiirsel vb. sıfatların yanı sıra aksi, hırçın, korkunç, ürkütücü, tehlikeli, soğuk, zalim gibi sıfatlarda olduğunu unutmamalı ve hiçbir zaman tedbiri elden bırakmamalıyız. Denizden korkan ve denizi ciddiye alan denizci iyi denizcidir. Tekneye binerken ister deneyimli bir denizci olunuz, isterseniz ilk defa denize çıkan bir kişi, denizde bazı riskler ve tehlikelerle karşılaşacağınızı biliniz. Bunların büyük kısmı bilgi ile yeterli tedbirlerin önceden alınması gibi emniyet kurallarına vermiş olduğunuz önemle giderilebilir. Acil (emerjans) durumlarda da ne yapılacağı konusunda bilgi sahibi olmak son derece faydalıdır.
Yelken Eğitimlerinde Tekne ile seyir halinde iken aşağıda listelenen güvenlik kurallarına uyulması gereklidir: 
Koşulsuz güvenlik için eğitmenin tüm talimat ve yönlendirmelerine koşulsuz uyulmalıdır.
Can yelekleri mutlaka giyilmelidir. 
*Eğitmenin talimatı varsa eldivenler mutlaka giyilmelidir. 
*Hızlı ve kontrolsüz bir şekilde elden akan bir halat ciddi yanıklara neden olabilir. 
*Eğitmenlerin Onayı ve bilgisi olmadan duran veya hareket eden tekneden hiçbir amaçla denize girilmez/atlanmaz. *Eğitmenlerin talimatı olmadan tekneden başka bir tekneye veya iskeleye atlanmaz. 
*Kıyafetlerde teknedeki makara halat vinç vb. ekipmana takılacak sallantılı parçalar olmamalıdır. 
*Oturulan, basılan yerlerde halat, iskota vb. hareketli donanım sürekli kontrol edilmeli ele kola dolanmadığından emin olunmalıdır. 
*Tekne içinde hiç bir koşulda ani hareketler yapılmamalıdır. Teknede ekip arkadaşları ile kesinlikle fiziksel şaka yapılmamalıdır. 
*Eğitimci hocaların görevlendirmesi dışında kıç havuz dışına çıkılmaz baş üstüne gidilmez , güverteye veya kamara üstüne çıkılmaz . 
*Yelken seyrinde ayağa kalkılmaz ve başlar bumba seviyesi altında tutulmalıdır. 
*Teknenin hasar görmesini engellemek veya tekneyi yavaşlatmak amacı ile eller, kollar, ayaklar hiçbir şekilde tekne ile iskele veya başka bir tekne arasına sokulmaz. 
*Teknede yapılacak Eğitim öncesinde veya sırasında alkollü içki içilmez. 
*Teknede Yelken seyiri süresince Sigara içilmez.

Rüzgarın olduğu her havada yelken yapılabilir. 
Yağmur, kar, fırtına ya da kavurucu güneş, yeterli rüzgar olduğu sürece yelken yapılmasına herhangi bir engel değildir. Bu nedenle kullanacağımız kıyafet ve ekipmanlar çok daha önem kazanır . Her yelkencinin bir adet softbag dediğimiz küçük bir spor çantası veya sırt çantası bulundurmasında ve hava durumuna göre giyip çıkaracağı kıyafetleri ,eldivenleri, yedekleri, fotoğraf makinesi vb. malzemelerini bu çantalarda derli toplu tutmasında büyük fayda vardır. Seçilecek kıyafetlerin sallantılı vücuttan, kıyafetten sarkan parçaları bölümleri kesinlikle olmamalıdır.

Güneşe çok dikkat: 
Sıcak havalarda terlememek başa güneş geçmesini engellemek ve vücudun çıplak kalan bölümlerini tehlikeli şekilde yakmamak önemlidir. Yelkenli teknede ve denizin üstünde hareket halinde iken yelkenlerden ve denizden yansıyan güneş her zamankinden daha acımasız olabilir. Enseyi ve başı mutlaka bir şapka ile korumalı ve güneşten koruyucu krem ve solusyonlar kullanılmalıdır. Ayrıca biliniz ki güneş ışığı ve sıcaklığı, teknede çeşitli nedenlerle meydana gelen titreşim ve gürültü stresinizi arttırır ve sizi normalden fazla yorar. Öldürücü olmayabilir, ama vücut direncinizi ve yargı gücünüzü azaltarak kaza yapmanıza neden olabilirler. Yazın teknede iken güneşte otursanız da oturmasanız da ısı nedeniyle büyük ölçüde su kaybedersiniz. Çünkü çeşitli şekilde hareket edeceksiniz. Bu terleme seklinde olur. Ve büyük ölçüde ve devamlı terlemede; ? Su kaybınıza ( dehydration) ve dolayısıyla kaza yapma olasılığınızı arttıracak bir yorgunluk hissetmenize neden olur. ? Bunu gidermenin en basit yolu yeterli su içmektir. (saatte bir litre tavsiye edilir.)

Güneş kadar soğuk da tehlikeli olabilir: 
Hava koşullarına göre içinize giyeceğiniz giysilere dikkat edin. Teknede ve denizin ortasındayken üşümek can sıkıcı olabilir. Rüzgarlıklara güvenseniz de içine üşümeyecek şekilde en azından bir polar giyin. Sıcak olursa çıkarmak çok zor değildir. Bir çift eldiven edinmeniz sizin için iyi olabilir. Her ne kadar eğitimler için olmazsa olmaz bir ekipman değilse de eldivenle daha rahat edebilirsiniz.

Teknede Ayakkabılar Önemlidir: 
Dikkat etmenizYaratan CrazySailor gereken en önemli nokta kaymayacak ayakkabılardır. Yukarıda bahsedildiği gibi ayakkabının en önemli özelliği altının kaymayı minimuma indirmesidir. Bu nedenle eğitimlerde normal tabanlı bir spor ayakkabı işinizi görecektir. Converse?ler biraz fazla kayıyor, giyecekseniz de dikkat etmeniz lazım. Topuklu ayakkabı kösele veya suni kösele altlı ayakkabıları kesinlikle tercih etmeyin.

Yedek kıyafetler olsa iyi olur : 
Her ne kadar denize düşme ihtimaliniz çok çok az da olsa yanınıza üzerinizdeki her şeyin birer yedeğini almanız yararınıza olur. Sert bir havada serpintiler ile veya yağmur ile çorap vs. giysilerinizin ıslanma ihtimali her zaman vardır. DENIZDE EN ÖNEMLI VE EN GÜZEL GIYSI UYGUN BIR CAN YELEGIDIR

Can Yeleği Denizde Emniyetinizin Sigortasıdır 
Boğulma Olasılığını Azaltınız / Can Yeleği Giyiniz . Denizde ölümle sonuçlanan kazaların % 90 i tekne kazalarıdır. Ölümle sonuçlanma nedeni de ya Can yeleği giymeme veya giyilen can yeleğinin yetersiz olusudur. Bu nedenle daima koşullarınıza uygun can yeleği tavsiye edilir. Sadece kanunun öngördüğü bu koşullarda yetmez. Can yelekleri daima kullanıma hemen hazır olmalıdır. Herkes can yeleği giymelidir. Çünkü denizde iken (denize düşmüş iken) can yeleğini giymek kolay değildir. Ölümle sonuçlanan pek çok kazada uygun can yeleklerinin teknede olduğu, fakat kullanılmadığı veya hemen bulunamadığı görülmüştür. Eğer üzerinizde bir can yeleği olmaksızın suya düşerseniz, elinize bir can yeleği veya simidi geçerse bunu hemen ellerinizle sıkı sıkıya tutunuz ve göğsünüzün altına emniyetli olacak şekilde alınız. ? Can yelekleri kullanacak kişiye uyumlu olmalıdır. Daima üzerindeki etiket bilgisini okuyunuz. Ağırlığınıza ve göğüs çapınıza uygun olup olmadığını kontrol ediniz.
Bir can yeleği alır almaz : ? Vücudunuza uygun olup olmadığını kontrol ediniz, ? Hemen su içerisinde kontrol ediniz, ? Kullanma talimatını okuyup öğreniniz.

Can Yelekleri Ve Simitleri : 
Can yelekleri ve can simitleri sudan hafif / suda yüzer malzemeden veya hava ile şişirilerek suda yüzer hale getirilen malzemeden yapılır. Normal olarak teknedeki her kişi için bir can yeleği bulundurulması zorunludur. Eğer tekne, 5 m. den büyükse bir adet de tekneye bir ip ile bağlı olarak ? atılabilir tip ? can simidi bulundurmak faydalıdır.

NOT : Denizcilik Müsteşarlığınca ülkemizde kabul edilen standart : ? 
Boyu ne olursa olsun, denize çıkan her teknede seyire katılan kişi başına bir adet can yeleği bulunacaktır. 
Çocukların bulunması halinde de her çocuk için bir can yeleği bulunacaktır. 
Bütün can yelekleri ve simitlerinde hakim renk turuncu olup, bunun nedeni denizde en iyi görünen renk olmasıdır. (Bazı sportif ve özel kullanım yerlerinde renk değişebilir.) can yeleklerine, bati ülkelerinde kişisel yüzdürme malzemeleri de denir ve 5 sınıfa ayrılır. 
 Yedekte çekilen (spor veya hizmet maksadıyla) sudaki kişiler mutlaka uygun can yeleği giymiş olmalıdırlar. 
Tekne içerisinde yüzme bilmeyenler daima diğer kişiler ise mutlaka geceleri, kötü hava şartları (ağır deniz) ve soğuk havalarda can yeleklerini giymelidir. 
Teknedeki herkesin uygun evsaflı can yeleği giymesini sağlamak kaptanın en belli başlı sorumluluğudur. 
 Aşağıdaki bölümlerde verilen bilgiler emniyetiniz açısından temin edeceğiniz can yeleğini seçmede size yardımcı olmak üzere verilmiştir. 
CAN YELEĞİ TARİFLERİ 
TYPE I: Açık Denizler İçin Bu tip yelekler ağır deniz şartları ve yardım gelişinin uzun sürebileceği açık denizler için uygundur. Mükemmel yüzdürme kabiliyetine sahiptirler ve suda şuuru kaybolmuş kişinin dahi yüzünü yukarıya getirirler 
TYPE II: 
Kıyı Suları İçin Sakin sularında ve yardımın kısa zamanda gelebileceği kıyı sularında kullanılırlar. Tip II yelekler şuurunu kaybetmiş kişinin ağzını yukarıya getiremeyebilirler. 
TYPE III: Suda,Satıhta (yüzeyde) Kalmaya yardımcı Olanlar Sakin sular ve yardımın çabuk gelebileceği yerler içindir. İnsanin ağzını yukarda tutamayacakları için denizli havalar için uygun değildirler. Bu tip yelekler genellikle deniz sporcuları tarafından kullanılır. Bazıları suya girildiğinde personel tarafından şişirilen tipte olabilir. 
TYPE IV: Fırlatılabilir/atılabilir Yardımcılar Bunlar minder veya at nalı seklinde olabilirler. Suya düsene, suda görülene derhal yardim sağlamak içindir. Yüzdürücülüklerini uzun süre muhafaza edemezler. Yüzmesini bilmeyenlere veya şuurunu kaybetmiş olanlara karsı uygun değildirler. 
TYPE V: Özel kullanım Yeri Olanlar : Bazı can yelekleri Hybrid veya diğer malzeme ile yapılmış olup özel maksatlar için kullanılır. Örneğin Sörf, kayak veya su kayağı gibi... Bunlardan bazıları şişme tipte olabilir. Bunları alıyorsanız üzerlerindeki etikette yazılan yerler dışında kullanmayınız . 

Yatın tanımı: 
Uluslararası tanımlamaya göre, sadece spor ve gezi amacı ile kullanılan, yelken veya makineyle veya hem yelken hem de makine ile yürütülen, her türlü deniz teknesidir. 
Yelkenli yatlar: Esas itibari ile yelkenle hareket etmekle birlikte günümüzde olimpik yarış sınıfları dışında, tonajlarına göre bir yardımcı makineyle donatılmışlardır. 
Sadece yarış için düşünülmüş yatlar: Optimist, Dragon, 470, Laser, vs. Bu teknelerde makine bulunmaz. 
Hem yarış hem gezi amacı ile dizayn edilmiş yatlar: IOR klas tekneleri, süratli gezi yatları gibi. Bunlarda teknenin kullanılış amacına göre kuvveti değişen bir yardımcı makine bulunur. 
Motor Sailer (yelkenli motor) gezi yatları: Bu tekneler sadece gezi amacı ile dizayn edilmiş, armaları küçük deplasman tipi yatlardır. Ancak son yıllarda armaları büyütülmüş, karina formları değiştirilmiş ve özellikle hafif havalarda yelkenle gitmek için dizayn edilmiş yatlardır 

TEKNE 
Form verilip posta ve eğrilere çivilenmiş , kaynaklanmış veya yapıştırılmış ahşap, metal, vb. plakalardan meydana gelir. Eğriler ve postalar tekneye lüzumlu olan sağlamlığı ve şekli temin eder. Teknenin yanları (Bordalar) baş tarafta birleşerek baş bodoslamayı oluştururlar. Borda levhaları kıç tarafta ?ayna? adı verilen dikey bir levhada birleşirler. Bordaların iç kısımlarına alabanda denmektedir. Omurga adı verilen ve baş bodoslamadan kıçtaki aynaya kadar devam eden parça ise tekneyi pruva-pupa hattında takviye eder. Teknenin üst kısımları ise başta güverte, yanlarda ise küpeştelerden oluşur. Küpeşteler bordalarla havuz arasında bulunan üst kısımlardır. Teknenin su kesimi altında kalan gövdesine karina denir. Teknede mürettebatın bulunduğu açık yere kokpit veya havuz denmektedir. 

Yelkenli bir teknede yön/konum bildiren terimler 
 Sancak Teknenin Sağ tarafına Sancak denir 
 İskele Teknenin Sol tarafına İskele denir 
 Pruva Teknenin önüne Pruva veya Baş denir 
 Pupa Teknenin arkasına Pupa veya Kıç denir 
 İskele Baş Omuzluk Teknenin Sol ön 45 derece açıya denir 
 Sancak Baş Omuzluk Teknenin Sağ ön 45 derece açıya denir 
 İskele Kıç Omuzluk Teknenin Sol arka 45 derece açıya denir 
 Sancak Kıç Omuzluk Teknenin Sağ arka 45 derece açıya denir 
 Rüzgarüstü Rüzgarın geliş yönüne rüzgarüstü denir 
 Rüzgaraltı Rüzgarın gidiş yönüne rüzgaraltı denir 
 Borda Teknenin yan kısmına Borda denir 
 Kemere Tekneyi enlemesine bölen hatta Kemere denir

Yelken Bakımı Püf Noktaları: 
Yelken bakımı doğru kullanımla başlar. Peki, yelkeni nasıl bağlamalı, toplamalı, yıkamalı, temizlemeli, saklamalı? 
Yelken Bağlama 
Direk üstünde ray sistemiyle çalışan yelkenlerde kızakların hepsi raylara geçirilmiş olmalıdır. Yelkenin güngörmez yakası bumba üzerindeki mapaya gergin bir şekilde iple sarılmalı. Ana ve mizana yelkenlerde kullanım anında tam verim alabilmek ve yelkeni yıpratmamak için yelken balenleri, mutlaka yelken üzerinde bulunan ceplere yerleştirilmeli.Aynı şekilde, Furling Sistem Genoa yelkenlerde de yelkenin en altındaki matafyondan roller?in dibine kadar paralel inecek şekilde gergin bir ip bağlamak gerekir. Bu tür bağlamalar sayesinde, hem kızaklara binecek yük azaltılmış hem de yelkenin yırtılması önlenmiş olur.
Yelkeni Temizleme 
Yıkamak ile temizlemek ayrı şeylerdir. Deniz tuzuyla her temastan ve uzun yolculuklardan sonra, ayrıca vernik, boya, kan vb. ile lekelenirse periyodik bakımını beklemeden yelken temizlenmelidir. Ağır lekeleri çıkarırken kullanılabilecek kimyasal maddeler metal aksesuarlara zarar verebileceğinden, bu aksesuarların çıkarılması gerekir.
Yelkeni Toplama 
Yelken baş taraftan sarılmaya başlanmalı, orsaya doğru devam ettirilmelidir. Sarma işlemi tamamlandıktan sonra, bu sefer orsa yakasından güngörmeze doğru sarılmalıdır. Bir yelken en iyi iki kişi ile sarılır. Kat yerlerine göre yelken önce dikey sonra yatay olarak toplanmalı, bir kişi kenar boyunca tutmalıdır.
Yelkeni Saklama 
Yelkeni güneş ışığı almayan, nem, sıcak ve sürtünme riski olmayan, endüstriyel dumandan uzak yerlerde saklamak direncini artırmak açısından gereklidir. Yelkeni mutlaka yelkenle verilen torbasında saklayın. Özellikle düşük gramajlı yelkenlerin üzerindeki aksesuarları (karabinleri) çıkartmayı unutmayın.

YELKENLİ TEKNE DONANIMLARI
Teknenin Sabit Elemanları: 
 *Koç Boynuzu 
Üzerine halat dolamaya ve . halatları sabitleştirmeye yarayan, metal parçadır. Güverte üzerinde bulunur, tekne karaya bağlanırken kullanılır 

*Kurtağızı 
 Koçboynuzuna dolanan ipe yön vermek için kullanılır.Tekne bağlanırken ipin direk olarak koç boynuzuna değil, kurtağzı aracılığıyla geçirilmesinde fayda vardır 

 *Cem Kilit 
 Cem kilitler, içlerinden geçirilen ipin tek yönlü kaymasını önlerler. Cem kilitten ipi çıkarmak için biraz daha çekip, boşlamak veya yıkarı çekmek gerekebilir. 
 
*Liftin 
 Liftinler, tekne üzerinde bulunan telleri gerginleştirip, boşlamada kullanılırlar. 

*Vinç 
Vinçler, küçük teknelerde bulunmaz. Küçük teknelerde iskota ve mandarlar genellikle elle alınabilecek kadar hafiftir. Yelken alanı büyüdükçe mandar ve iskotalara binen yük de arttığından büyük teknelerde vinçler bulunur 

*Salma:
 Teknenin alt ve omurgasında baş-kıç hattından geçip suya dikey giren bölümdür.Büyük yatlarda sabittir. Centreboard teknelerde ise kendisine özel kasasının içinde durur. Bu kasanın üst ağzı ise su girmesine engel olması için su hattının üzerindedir. Teknenin altından sarkması istenmediğinde salma teknenin içine çekilir. Teknenin baş-kıç hattı boyunca uzanabileceği gibi, aynı hatta merkezi bir noktada da torpil şeklinde dizayn edilmiş de olabilir. Bunlara torpil salma denir. 

*Dümen ve yeke: 
Dümen, iki yana dönen kıç aynaya sabitlenmiş bir elemandır. Tekneyi istenen yönde çeviren, dümenin suyun içinde kalan parçasına pala denir. Dümenin manevra levyesi yekedir. Dümen yeke ile sağa sola döndürülür. Yeke tek bir parçadan ibaret ise sabit yeke, ucuna ikinci bir parça eklenmiş ise uzatmalı yeke (Extension) adını alır. Bu ikinci halde dümenci (Skipper) küpeşteye oturup dışarı sarkmakla (trapez yaparak) hem teknenin dengesini sağlar hem de onu yönetebilir. Daha büyük yatlarda dümen çapının daha büyük olması da, dümencinin mümkün olduğunca küpeşteye yakın oturabilmesini sağlar. 
 
*ARMA (Donanım):
 Bir teknede Yelken-Gövde ilişkisini sağlayan donanıma ARMA denir. Sabit ve hareketli Arma olarak iki kısma ayrılır Direk ve yelkenleri tutan teller, halatlar,makaralar, fırdöndü v.b. benzeri kısımlar sabit kısımlardır. Yelkenleri trimlemek (ayar yapmak)üzere kullanılan halatlar, makaralar, v.b. kısımlar ise hareketli arma'lar olarak adlandırılır. : Rüzgar enerjisinin yelkenler yolu ile tekneye intikal ettirilmesinde aracı rolü oynar. En yaygın olan Markoni ( üçgen şekli)donanım çeşididir. 1. Sabit Arma (Donanım) Esas olarak direği tutan donanımdır. Seyir sırasında çok özel tekneler hariç ayarlama gerektirmezler. Örneğin : Baş İstralya ve Çarmıh'lar, Direk Gurcataları, Babalar, Koç Boynuzları ve Irgat'lar (Halat ve İskota donanımı için) ile Vinç (Demir donanımı için) sabit armalardır. Kıç Istralya'da sabit donanım olarak ifade edilse bile bazen ayar gereken bir donanımdır. 

*Baş ve Kıç istralya: 
Direğin tepesini teknenin baş ve kıçına bağlarlar. Baş İstralya aynı zamanda Flok ve Genoa gibi yelkenlerin Orsa Yakalarının bağlanması için kullanılır. Kıç İstralya direğin eğilmesini önlemek, kontrol edebilmek için de kullanılır. Çarmıhlar direği iki yandan tekne gövdesine bağlarlar. Böylelikle direğin yanlara devrilmesini de önlerler. Birden ziyade gurcata kullanılması halinde aşağı ve yukarı çarmıhlar olarak ikiye de ayrılırlar. Gurcata' lar çarmıhları içinden geçtiği (bazen bağlandığı) yatay (deniz sathına) çubuklardır. Direğin iki yanına uzanırlar. Temel amaçları çarmıhların direği daha sağlam tutmasına yardımcı olmaktır. Ayrıca Seren gibi kullanılarak üzerlerine ışık sistemleri, işaret salvoları veya korna gibi donanımlar da bağlanabilir. 2. Hareketli Arma (Donanım) genellikle yelken seyri sırasında duruma göre ayarlanabilir, yerleri değiştirilebilir gemicilik araçlarıdırlar. Belli başlıları halatlar, yer değiştirilebilir makara sistemleridir. 

*Direk ve Çarmık sistemi: 
Direk, pruva-pupa hattında dikey veya çok az meyilli olarak konulmuş ağaç veya metalden yapılmış bir donanım parçasıdır. Direkte kıç tarafa bakan özel oluğun içinde orsa yakasının gradin halatı geçirilmek suretiyle yelkenin direğe bağlantısı sağlanır. Yelkenin direğe düzgün olarak basılması ise ana yelken mandarının çekilmesi ile sağlanır. Mandar, yelkeni direğe basan halatlara verilen genel addır. Direğin öne-arkaya ve sağa-sola kaymadan istediğimiz açıda sabit olarak durmasını sağlayan destek sistemine ise çarmık sistemi denir. Çarmık ayakları direğe göre kıç tarafa doğru konumlandırıldığından direğin öne yatmasına engel olurlar. Teknenin kıç tarafına daha da yakın olan çarmıklara ise pupa çarmıkları denmektedir. Istralyalar da temel olarak direğin pupa-pruva hattı üzerinde istenilen açıda kalmasını sağlarlar. Baş ve kıç ıstralya olmak üzere iki adettirler. Direk üzerindeki gurcatalar ve ayaklar ise çarmık ve ıstralyaların direkle bağlantısını sağlar. Kemere yönünde direğe tespit edilmiş olan gurcatalar, direklerin rüzgarın etkisi ile bükülmesini engeller. Çarmık ve ıstralya telleri ile ayakların bağlantısı kilitler ile sağlanır. Baş ve kıç ıstralya liftin uskur ile gerilir. Buna ?çektirme? de denir. Çektirme bedeni döndürülmek sureti ile ucundaki çubukların kendisini vira etmesiyle ıstralyayı germiş olur. 

*Bumba: 
Yelkenin alt yakasının tespit edildiği ağaç veya metalden yapılmış yatay bir donanım parçasıdır. Bumbanın yukarı bakan yüzünde bulunan bir oluktan yelkenin alt gradin halatı geçirilmek sureti ile yelken bumbaya bağlanır. Bumbamızın konumu, ana yelkenimizin rüzgara göre olan konumunu belirler. 

 Yelkenler ve Sabit olmayan donanımlar: 

*Yelken 
Yelken bir çarşaf değildir. Çarşaflar düz ve iki boyutlu nesnelerken, yelkenler 3 boyutlu ve tıpkı uçak kanatları gibi hava akımını sağlayabilecek şekilde eğimlidirler. Yelkeni yere serdiğinizde, çarşaf gibi düz olmadığını, katlandığını ve buruştuğunu görebilirsiniz. Yelken kumaşları özeldir. En basit yelken kuması bile yüksek gerilime ve kötü hava şartlarına dayanacak şekilde yapılır. Gezi teknelerinde genellikle ?Dakron? dan yapılan yelkenler kullanılır. Yarış teknelerinde kullanılan Tape Drive, Kevlar gibi üst sınıf malzemelerle üretilen yelkenler daha hafif ve daha dayanıklı olurlar. Materyal ne olursa olsun, tüm yelken kumaşları güneşe karsı çok hassastır. Kullanılmadıkları zaman mutlaka örtülmelidirler. 

*Ana yelken 
Ana yelken, direğin gerisinde, bir yakası direğe, diğer yakası bumba ucuna bağlı yelkendir. Teknenin dengesinin kontrolünde önemli görev yapar. 

* Cenova (Flok) 
Cenova yelken, direğin ön kısmında ve bir yakası bas ıstıralyaya bağlı şekilde çalışır. Genova yelkene Flok da denir. Kabaca eğer yelken direğin gerisine ulaşamayacak boyuttaysa flok denir. 

*Spinnaker (Balon Yelken) 
Sadece geniş apaz ve Pupa seyirlerde kullanılan çok torlu ve ince kumaştan yapılma büyük bir yelkendir. Baş istralyanın önünde açılıp üst köşesinden mandar alt köşelerinden ise sancak ve iskele iskotaları ile kontrol edilir. Güvenli kullanımı için ana direğe bağlanan özel bir bumba gereklidir. 

* Asimetrik balon (Gennaker) 
Spinnaker ile Genoa arası hafif ve geniş alanlı bir yelkendir.Baş İstralyanın önünde spinnaker gibi kullanılır ama istralyanın rüzgar altında daha geniş rüzgar üstünde ise daha küçük bir alanı kalır. Geniş apaz seyirler için çok uygundur. 

*Yelken Yakaları: 
Yelkenin üç köşesi aşağıdaki gibi adlandırılır: Mandar Yakası (Head): Mandar ipinin bağlandığı, yelkeni yukarı basmaya yarayan yakadır. Ana yelkende bu yaka direğin en tepesine ulaşır. Cenovada ise bas ıstıralya ile direğin birleşim noktasına kadar yükselir. Karula Yakası (Tack): Karula yakası, yelkenin alt kösesinde bulunur. Ana yelkende Bumba ile direğin birleşim noktasında iken, cenovada bas ıstıralya ile güvertenin birleşim noktasındadır. İskota Yakası (Clew): İskota yakası, yelkenin yönünün ve açısının ayarlandığı kösedir. Bu köseye ana yelkende arka yaka gergisi bağlanırken, cenovada iskota bağlanır. İskota yakası, cenovada özellikle önemlidir. Her kontra değişiminde, yani rüzgarın yönünün her değişişinde cenova yer değiştirmek durumundadır. Bir iskota sancak tarafa döşenirken, diğer iskota iskele tarafa döşenir. Bu nedenle iskota yakasına iki iskota bağlanır Yelkenin kenarları Orsa Yakası: Yelkenin sabit, dikey kenarıdır. Ana yelkende direk boyunca, Cenovada ise bas ıstıralya boyunca uzanır. Alt Yaka: Karula yakası ile iskota yakası arasında kalan kenardır. Ana yelkende bumba boyunca, cenova'da ise güverte boyunca uzanır. Güngörmez Yakası: Mandar yakası ile iskota yakası arasında kalan, serbest yakadır. Birçok trim ayarı bu yakanın durumuna göre yapılır. 

* İskotalar : 
Bir yelkeni kontrol eden halattır. Kullanıldığı(bağlı olduğu) yelkene göre isim alırlar. Yelkenleri kasar (lava eder) gevşetir (laçka eder), ve borda değiştirmelerinde yardımcı olur. Ana Yelken İskotası, Flok İskotası gibi adlar alırlar. Mandar (veya Kandilisa halatları) Bunlar yelkeni yukarı aşağı indirmek (hisa etmek veya Mayna etmek ) üzere kullanılırlar. Mandar yelkenin en üst köşesine bağlı olduğu için direk üzerinde bir sabit makara kullanılır. Mandar halatları yelken basıldıktan sonra direk üzerinde veya yakın yerdeki bir koç boynuzuna sıkıca bağlanır. 

YELKENLİ BİR TEKNEDE GÜVERTE DETAYLARI 
 *Istralya : 
Direk cundalarından başa ve kıça inen sabit donanım. (tel halat) 
 
*Çarmıh (Çarmık) : 
Direk cundasından ve gurcata-direk bağlantı noktalarından, tekne bordalarına inen sabit donanım. (tel halat) 

* Iskota : 
Yelkenlerın ıskota yakalarına bağlanan ve yelkene kumanda etmeye yarayan halat ve makara donanımı. 

*Vardavela : 
Yolcu veya personelin korunması için, teknelerin küpeşte veya iskelelerine bulunan ,sabit veya haraketli puntelleri birbirine bağlayan tel halat veya demir triz. 

* Puntel : 
Güverte veya tekne iskeleleri üzerine dik olarak konulan, vardavelaların bağlandığı ****l veya ahşap çubuklar. 

* Direk : 
Armayı ayakta tutan,donanıma destek olan dikine ana yapı elemanı. 

* Cansalı : 
Hava tüplerinden oluşan içinde kazazedelerin uzun süre hayatlarını idame ettirebilecekleri can kurtarma aracı . 

* Bumba : 
Yelkenlerin alt yakalarını germek için kullanılan, direğe bağlı yatay ahşap veya metal kol. Bumba Baskı Düzeneği : Yelkenlerin geniş apaz,pupa gibi seyirlerde balonlamasını engellemek için bumbayı aşağıya çeken hidrolik donanım. (pupa palangası : palanga donanımı ile kumanda edilen sistem) 

* Mandar : 
Yelkenlerin hisa edilmesi basılması ve indirilmesi için kullanılan halat. 

* Yeke : 
Dümen başına takılan ve dümeni istenilen tarafa basmak için kullanılan metal veya ağaç kol. 

* Cansimidi : 
Denize adam düştü durumlarında kullanılan ,denize düşen kişiyi kurtarılana kadar su üstünde tutan ve özel işaretlerle yerini belli eden, hafif yüzer malzemelerden yapılmış can kurtarma malzemesi. 

* Dümen Yelpazesi (Palası) : 
Suya direnç göstererek teknenin dönmesini sağlayan, tekne kıçına takılmış dümen sisteminin ana parçası. 

* Salma : 
Teknenın bayılmasını önlemek ve yanlamayı en aza ındırmek ıçın omurgadan su altına uzanan madenı veya ağaç levha. 

*Usturmaça : 
Teknelerin birbirleri üzerine veya iskeleye aborda olurken bordalarının zarar görmemesi için kullandıkları silindir veya balon şeklindeki, halattan veya sentetik maddelerden yapılmış malzemeler. 

* Küpeşte : 
Posta başlarını tekne boyunca birbirine bağlayan ve güverte kaplaması üstüne çıkan kuşak. 

* Borda : 
Teknenin dış tarafı, su kesiminden yukarda kalan yan kısımları. 

* Çapa (Demir) : 
Teknenin su üstünde dalga ve rüzgar etkisiyle sürüklenmemesi için kullandığı dibe tutunma malzemesi. 

* Vardavela Başı (Pullpit) :
 ****l başüstü muhafazası. Vardavela Kıçı (Pushpit) : ****l kıçüstü muhafazası. 

* Heç : 
Güverte üzerine monte edilmiş aydınlatma ve havalandırma için kullanılan pencereler. 

* Güverte : 
Teknede kemerelerin üzerine yerleştirilmiş baştan kıça uzanan platform. 

* Can Halatı : 
Sert havalarda güvertede görev yapan personelin güvenliğini sağlamak için emniyet kemerlerinin takılacağı, güverte boyunca uzanan halat. 

* Kasara : 
Teknenin baş, orta ve kıç kısmında oluşan, güverteden daha yukarda kalan yapılar. 

* Su kesimi : 
Suyun bordaya temas ettiği hat. 

* Su çekimi (Draft) : 
Teknenin su kesiminden omurga veya salma en alt seviyesine kadar olan mesafe. 

YÖNLER VE RÜZGARLAR 
En hafif meltemden fırtınaya, açık gökyüzünden çok şiddetli yağmur ve kar yağışına kadar, hava olaylarının tümü, atmosferde ısı enerjisinin eşit şekilde dağılmamasının sonucudur. Atmosferdeki bu hareketlerin ve değişimlerin çoğu basit olarak ısınan havanın hafiflemesi ve yükselmesi (alçak basınç), soğuyan havanın ağırlaşması ve çökmesi (yüksek basınç ) temel kavramına dayanır. 

*RÜZGÂR ?
Yüksek basınçtan alçak basınca olan hava hareketine rüzgâr adı verilir.? 
Dünyada pek çok farklı rüzgâr çeşidi vardır. 
Sabit rüzgârlar dünyanın oluşumundan beri, aynı yönde ve belli zamanlarda eserler. (örneğin; ticaret rüzgârları) 

Rüzgârlar estikleri yöne göre isimlendirilirler.
 Örneğin poyraz, kuzey doğudan güneybatı yönüne eser. 
Rüzgârlar estiği yönlere göre Rüzgârgülünde isimlendirilir.
 Pusulada dört ana yön, bu istikametten esen rüzgârlar ve kısaltmalar şunlardır.
 0°, Kuzey, rüzgârı: yıldız 
- N 90°, Doğu, rüzgârı: gündoğusu 
- E 180°, Güney, rüzgârı: kıble 
- S 270°, Batı, rüzgârı: batı 
- W Bunların ara yönleri ise: 45°, Kuzeydoğu, rüzgârı: poyraz 
- NE 135°, Güneydoğu, rüzgârı: keşişleme 
- SE 225°, Güneybatı, rüzgârı: lodos 
- SW 315°, Kuzeybatı, rüzgârı: karayel 
- NW Ana ve ara yönler arası da şöyledir: 22° 30' Yıldız - poyraz 
- NNE 67° 30' Gündoğusu - poyraz 
- ENE 112° 30' Gündoğusu - keşişleme 
- ESE 157° 30' Kıble - keşişleme 
- SSE 202° 30' Kıble - lodos 
- SSW 247° 30' Batı - lodos 
- WSW 292° 292' Batı - karayel 
- WNW 337° 30' Yıldız - karayel 
- NNW Bir yerin istikametini verirken, her üçü de kullanılabilir,
 mesela, falanca koyun güneydoğusu, dendiği gibi, koyun keşişleme yönü de, denebilir. Ayrıca bu ana ve ara yönler kendi aralarında "kerte° denen 32 yöne bölünür. Her kerte 11° 15'dır. Estikleri bölgelere özel, yerel rüzgârlar da vardır. Bunlar, mevsimlere göre değişebilirler. Türkiye?de kışın lodos hakimdir. İlkbaharda lodosla birlikte poyraz görülmeye başlar. Yazın genelde sabahları lodos, akşamları poyraz eser. Ege ve Akdeniz?de sabahları lodos yerine gündoğusu esebilir. Eğer sabah esen lodos öğlen durursa hava sakinleşir. Lodos öğlen kıbleye çevirir ise fırtınanın başlaması beklenir. Rüzgârın hızını ve yönünü gösteren alete anemometre adı verilir. Rüzgârın kuvvetini belli etmek için kullanılan birime Bofor (Beaufort) denir. Bofor çizelgesi 1 den 12 ye kadar olan numaraları kullanır ve esen rüzgârların şiddetini belirli bir aralığa yerleştirerek tanımlar. Bofor çizelgesine göre, 7 rakamı fırtına başlangıcı olarak kabul edilir. Istralyalar ıslık çalmaya başlar 

 DENİZ DURUMU Hafifçe Briz : 
2 Ufak dalgacıklar oluşur. Ancak tepelerinde kırılma/köpük yoktur. Problemsiz bir havadır. Ancak, kararan bir ufuk ve örs seklinde yükselen bulutlanma var mi diye kontrol gerekir. Hafif Briz : 3 0.6 ? 09m.Yüksekliğinde dalgalar ve üzerlerinde kırılma / köpüklenme oluşmaktadır. Problemsiz bir havadır. Ancak açıktaki küçük tekneler kıyıya yaklaşmalıdır. Mutedil Briz : 4 Küçük dalgalar uzamaya başlamıştır. Dalga uçlarında kırılma ve köpüklenme artmıştır. Küçük ve üzeri açık tekneler marinalarına dönmelidir. 

 Sert Briz : 
5 2.0 m ye yaklaşan dalgalar oluşmaktadır. Dalga üzerindeki kırılma/ köpüklenme beyaz atlar gibi ve çok sık görülmektedir. Küçük tekneler marinaya. 

Kuvvetli Rüzgar :
 6 3.0 metreyi asan dalgalar.Hepsinin üzeri beyaz köpüklü. Kesinlikle : Can yelekleri ve Emniyetli giysiler giyilmeli, Teknedeki her şey deniz bağına vurulmalıdır. 

Fırtına Rüzgarı : 
7 4.0 ?6.0 m Yüksekliğinde dalgalar Dalga tepeleri beyaz köpüklü ve köpükler savrulmakta. Ancak çok büyük yatlar, denizi kollayarak seyredebilir. 

 Fırtına : 
8 Dalga yüksekliği 8.0 m civarında. Büyük yatlar, denizleri kollayarak limana KONTRA KAVRAMI Bilindiği gibi bir teknenin Pruva - Pupa hattına göre (Pruva önde, pupa arkada) sağ tarafı "Sancak", sol tarafı ise "İskele"dir. Akılda kolay kalabilmesi için Osmanlı sancağını hatırlamak kolay bir yöntemdir. Yelken ile yürütülen teknenin rüzgârı hangi yönden aldığı son derece önemlidir. Rüzgâr hangi borda tarafından esiyorsa, doğal olarak yelkenler de karşı (kontra) tarafta şişiyor demektir. 

Sancak Kontra: 
Rüzgârın sancak tarafından esmesi ve yelkenlerin iskele, sancağın karşı tarafında dolması anlamındadır. 

 İskele Kontra: 
 Rüzgârın iskele tarafından esmesi ve yelkenlerin iskele tarafının karşısında dolması demektir. Yelkenli bir teknenin bir yerden bir başka yere gidebilmesi, büyük bir olasılıkla kontra değiştirerek çeşitli manevralar ile olasıdır. 

KONTRA DEĞİŞTİRMEK 
Tekne rotasını değiştirerek rüzgârı farklı taraftan almak demektir. Bu işlemin yapılabilmesi iki farklı türde manevra ile mümkündür. Tramola Tekne rotasını rüzgarüstüne doğru çevirmek ve rüzgarı diğer taraftan (kontradan) alarak seyre devam etmektir. Bir diğer tanım ile tekneyi orsa rotasını da aşacak biçimde rüzgâr üstüne çevirmektir. Bu işlem sırasında yelkenlerin dolamayacağı (kör bölge) ±45 derece bölgesinden geçmesi gerekmektedir. Teknenin üzerinde yeterince yol yoksa bu manevra başarı ile sonuçlanmayabilir. Tramola esnasında dikkat etmemiz gereken önemli olay, yelkenin teknenin kontra değiştirmesinden dolayı teknenin üzerinde bulunduğu yarısından diğer tarafına geçmesidir. Bunun sonucu olarak yelkenin üzerinde bulunan ağırlık merkezi yer değiştireceğinden, kişinin/ekibin de yer değiştirmesi gerekmektedir. Tramola atmadan önce yolunuzda herhangi bir engel olmadığından emin olun. Teknenin 90 derece sağına veya soluna bakıp belirgin bir kerteriz noktası, karada bir işaret, bir şamandıra yada bir tekne olup olmadığını kontrol edin. Varsa tramoladan sonra oraya yöneliyor olacaksınız. Dümenci mürettebata ?alesta tramola? (tramolaya hazır ol) komutunu verir. Mürettebat ön yelkenin rüzgarüstü ıskotasını vince dolayıp kasmaya, rüzgaraltı ıskotasını da boşlamaya hazırlansın. Mürettebat bu hazırlıklardan sonra ?alesta? (hazır) cevabını verir. Dümenci ?Tramola? veya ?Orsa alabanda tramola? komutunu verir ve dümeni veya yekeyi basar. Tekne rüzgâr üstüne dönerken, ön yelkenler yapraklanmaya başlayınca alçak taraftaki ıskotası boşlanır. Mürettebat karşı tarafa geçer (Bumbaya dikkat ederek). Bumbayla aynı anda yer değiştirmeleri gerekir. Kavança Bir teknenin kontrasını, kafayı açmak kaydı ile pruvasını rüzgaraltına doğru döndürerek değiştirmesidir. Tekne rotasını rüzgâr altına doğru çevirir ve rüzgârı diğer taraftan (kontradan) alarak seyre devam eder. Bu manevrada tekneyi pupa seyrine kadar getirmek ve ana-yelkenin rüzgâr alış yönünü değiştirene kadar dönüş işlemine devam etmek gerekir. Ancak geniş seyirden farklı kontradaki bir başka geniş seyre geçileceği için yelkenin güverte üzerinde süpüreceği alan oldukça fazla ve dönüş-değişim hızı ise çok yüksektir. Bu manevradan önce güvertedeki yolcuların uyarılması özellikle önemlidir. Aksi halde hızla gelen ana-yelken bumbası istenmeyen ciddi kazalara neden olabilir.

Rüzgâraltı - Rüzgârüstü Kavramları: 
 Bir teknenin rüzgârı alış açısı ve kontrası fark etmeksizin, omurga hattını uzatarak elde ettiğimiz sanal çizginin yelken tarafında kalan sahaya o teknenin ?RÜZGARALTI? (kısaca R.A.) denirken, rüzgârın geldiği tarafında bıraktığı alana ise ?RÜZGARÜSTÜ? (kısaca R.Ü.) denmektedir. İskele kontra giden bir teknede ana yelken teknenin sancak tarafında bulunur, çünkü rüzgâr teknenin iskele tarafından gelmektedir 

 SEYİRLER 
 Yelken seyirleri, teknelerin gidiş yönü yani rotası ve rüzgârın bu rotaya olan açısına göre farklı biçimlerde adlandırılırlar. Tüm bu açıları belirleyebilmek için öncelikle rüzgârın yönünü bilmek gereklidir. Rüzgârı her iki kulağınızla eşit biçimde duymak, rüzgârın baktığınız yönde esmesi anlamındadır. Rüzgârın duyulabilmesinin mümkün olmadığı hafif havalarda, rüzgâr etkisiyle su yüzeyinde oluşan yay biçimindeki eğrilerin açıortayı yine rüzgârın geldiği yönü gösterir. Direk tepesindeki rüzgâr bayrağı ve elektronik aygıtlar da rüzgâr yön ve şiddetini belirler Seyir?in Tanımı: Bir teknenin bir noktadan hareketle, muhtelif rotalar izleyerek farklı bir noktaya ulaşmak amacıyla yaptığı sefere verilen isimdir. Motorlu teknelerde (motoryacht, kotra, gemi, vapur, şilep, denizaltı vs.) seyirlerdeki değişiklikler (teknenin doğrultu ve/veya yönünün değişmesi) sadece dümen yardımı ile olurken, yelkenli teknelerde (ya da yelken basmış, motoru çalışmayan yelkenli yatlarda) teknenin istenilen seyri izlemesi dümenin yanı sıra, yelkenlerin açılarını rüzgâra göre ayarlayarak sağlanmaktadır. Bu farklılığın sebebi ise, diğer teknelerde teknenin ilerlemesini sağlayan fiziksel kuvvetin motor gücü, yelkenli teknelerde ise rüzgâr gücü olmasıdır. 
Seyir Türleri 
 Yelkenli teknelerde 2 adet seyir grubu vardır. Tıpkı pusulada olduğu gibi, bunlardan ilki ?ANA SEYİR?ler iken diğeri ise ?ARA SEYİR?lerdir. ANA SEYİRler: ORSA, APAZ ve PUPA olmak üzere 3 tanedir. ARA SEYİRler: DAR APAZ ve GENİŞ APAZ olmak üzere 2 tanedir Bir yelkenli teknenin sabit yönlü rüzgârda, bu rüzgârı farklı alış açılarıyla sağlamış olduğu bu 5 farklı seyir türünü aşağıdaki şemada görebiliriz. Orsa: Rüzgâra göre 45 derece Dar Apaz: Rüzgâra göre 50 derece Apaz: Rüzgâra göre 90 derece Geniş Apaz: Rüzgâra göre 120 derece Pupa: Rüzgâra göre 170 derece 

*ORSA SEYRİ: 
Bir yelkenli teknenin rüzgâra yaklaşım açısı olarak 35?45 derece ile gidebildiği, yelkenlerini Iskota ipi ile çekmek kaydı ile teknenin ortasına en çok yaklaştırdığı seyirdir. Yelkencilikte tramola yapmasanız bile en yavaş seyir orasa seyridir. Daha kesin söylemek gerekirse orsa seyrinde tekneyi yatırma gücü, ileri hareket ettirme gücünden dört kat fazladır. Orsa seyrinde dalgalı denizde tekne baş kıç vurması yapar. Orsa seyrinde mürettebat rüzgarüstü tarafında ve teknenin önüne doğru oturmak zorunda olduğundan serpintilerden daha fazla etkilenir. Yani dümencinin rüzgarüstü tarafta, ana yelkenin karşısında oturması gerekir. Baş kıç vurmasını en aza indirebilmek için mürettebatın bu aksta ve direğin arkasında toplamak gerekir. Rüzgarüstüne giderken mürettebatın önde oturmasının en büyük sakıncası, tekneye çarpan dalgaların serpintisiyle ıslanmasıdır. Yelkenli teknelerin rüzgâra en çok yaklaşabildiği bu seyirde flok çarmıklara kadar, ana yelken de teknenin ortasına kadar trim edilir. Orsa seyrine volta vurmakta denir. Unutulmamalıdır ki yelkenli tekneler her ne olursa olsun rotasından rüzgaraltına kayarak düşer. Düşme nedeniyle tecrübeli denizciler hedeflerinin bir kaç derece yukarısına doğru seyir yapmaya çalışır. Orsa seyrinde demirli veya hareket halinde olan bir başka teknenin rüzgarüstü yanından geçmemeye çalışılmalıdır. Düşme nedeniyle çarpma ihtimalini ortadan kaldırmak için rüzgâr altından geçmek emniyetli olacaktır. Ayrıca Yavaş giden bir teknenin hızlı giden bir tekneden daha fazla düşeceğini de unutulmamalıdır. Yavaş giderken başka bir nesnenin rüzgarüstünden geçmek daha tehlikeli olacaktır. Orsa seyrinde yelkenler içeriye doğru gergin olduğu kadar da yukarıya doğruda gergin olmalıdır. Ancak cenova çok çokta gerilmemelidir. Orsa seyrinde yelkenle olabildiğince düz olması gerektiğinden ana yelken ve ön yelkenlerin mandarları yeteri kadar gergin olmalıdır. Orsa seyrinde yapraklanma iki şekilde önlenir: Yelkenler daha fazla tirim edilir yani kasılır yada biraz ruzgaraltına dönülür veya her ikisi de yapılır. Yelkenler gerginse ve yapraklanıyorsa teknenin başını bir kaç derece rüzgataltına düşürün. Orsa seyrinde ön yelkenlerde bulunan kurdelelerden yararlanabiliriz. İskeledeki kırmızı, sancaktaki yeşildir. Eğer ön yelken tamamen içeri tirim edilmiş ve rüzgarüstü ve rüzgaraltı kurdeleri geriye doğru uçuşuyorsa, 45 derecelik açı ile gidiyorsunuz demektir. Eğer rüzgâr üstündeki kurdele düşüyorsa rüzgarüstüne fazla çıktınız. Yükseldiniz demektir. Eğer rüzgaraltı kurdele yukarı doğru ise rüzgaraltına çok düştünüz demektir. 20 dereceye kadar olan bayılma normaldir bunun üzerine çıkıldığında tekne yavaşlar. 

* APAZ SEYRİ: 
Bir yelkenli teknenin rüzgâra yaklaşım açısı olarak 90 derece ile gittiği, yelkenlerini Iskota ipi ile tekneye göre 45 derece açı olacak kadar çektiği seyirdir. En hızlı seyir apaz seyridir. Apaz seyrinde Rotanıza girdiğinizde yani gitmek istediğiniz doğrultuya, hedefe yöneldiğinizde, yelkenleri yapraklanmaya başlayana kadar boşlayın daha sonra yapraklanma kesilene kadar trim edin. Sık, sık yapılan, apaz seyrinde yelkenleri çok fazla trim etme hatasını yapmayın. Yapraklanma nedeniyle az trim daha kolay anlaşılır, buna dikkat edin. Apaz seyrinde ön yelkendeki kurdelelere durumunuzu gözleyebilirsiniz. Rüzgarüstündeki yada öndeki kurdele sarkıyorsa fazla rüzgarüstü seyri ediliyor demektir. Bu durumda rüzgaraltına dönülür. Rüzgaraltı kurdele kalktığında ise rüzgâr altına düşüldü demektir bunun için rüzgâr üstüne dönülmelidir. Anayelken triminde kural, açısının ön yelkeninkiyle aynı olmasıdır. Daha kesin ifade etmek gerekirse, ana yelken ön yelkenden biraz daha fazla trim edilmelidir. Kontrol etmek için de yapraklanana kadar boşlanır yapraklanmanın kesildiği nokta, trimin doğru olduğu noktadır. Orsadan geniş apaza geçerken mandarları biraz boşlayın; apaz seyrinde rüzgârla dolan yelkenler daha iyidir. Rüzgâr fazlaysa daha düz yelkenler bayılmayı azaltır, mandarı iyice gererek orsa yakası gergisini kullanarak yelkenleri düz hale getirin. Orsa seyrinde mürettebat teknenin önüne yakın oturuyordu. Apaz seyrinde geri gelebilirler. Dar apaz, borda apaz ve geniş apaz seyirlerinde giderek teknenin kıçına doğru yer değiştirmelidirler. Dalgaları gözleyin. Büyük bir dalga yaklaşıyorsa, teknenin burnunu hafifçe dalgaya çevirin. Dalga geçtikten sonra yine rotanıza dönün. Tekne aniden çok fazla bayılırsa, başka birinin ana yelken ıskotasını, ön yelken ıskotasını, pupa palangasını yada arabayı boşlayabileceğinden emin olun. Pusula ile dümen tutun. Unutmayın iskeleye/sola dönerseniz, pusuladaki rakamlar küçülür, sancağa/sağa dönerseniz büyür. Eğer karada her hangi bir işaret varsa bunu hedefleyerek dümen tutun. 

*DAR APAZ: 
Teknemizin Orsa ve Apaz seyirleri arasındaki yaklaşık 60-65 derecelik bir açıyla gittiği, bumbamızın ucunun, kıç omuzlukta (teknenin arka köşelerinden biri) bulunduğu seyirdir. 

* GENİŞ APAZ: 
Teknemizin APAZ ve PUPA seyirleri arasında yaklaşık olarak rüzgârla 130?140 derecelik bir açı yaparak gittiği, yelkenlerinin açısını ise tekneye göre 65?75 derecede tuttuğu bir seyirdir. 

* PUPA SEYRİ: 
Bu seyirler arasında halkça da bilinen bir seyirdir. Bunun sebebi ise Pupa seyrinde teknenin rüzgârın tam zıt yönde yani rüzgâra 180 derece ile gittiği, yani rüzgârı arkasından aldığı, fazla güç gerektirmeyen rahat bir seyir olmasıdır. Pupa seyri 170 derece ile yapılır. 180 derecelik bir açıyla yapılan pupa veya ayıbacağı seyri gereksiz ve tehlikeli istenmeye kavançalara sebep olabilir. Pupa seyri yerine 160 derecelik geniş apaz seyrini tercih etmenizde fayda vardır. Birde gerçek olan bir şey ise pupa seyrinin oldukça yavaş bir seyir olmasıdır. Pupa seyrinde yelkenler iyi çalışmaz. 1.Orsa Seyri 2.Dar Apaz Seyri 3.Apaz Seyri 4.Geniş Apaz Seyri 5.Pupa Seyri Yükselmek Rüzgârın geliş yönüne ters yönde teknenin ilerlemesine Yükselmek denir. Düşmek Rüzgârın geliş yönünde teknenin ilerlemesine Düşmek denir. Tramola Atmak Orsa seyrindeyken rüzgarüstüne dönülmesiyle yelkenlerin İskeleden Sancağa veya Sancaktan İskeleye geçmesidir. Kavança Atmak Pupa Seyrindeyken Yelkenlerin İskeleden Sancağa veya Sancaktan İskeleye geçmesidir. Ayı Bacağı Rüzgârın tam olarak pupadan alınması durumunda genova ve ana yelkenin ayrı ayrı yönlerde olmasına denir. Yani Ana yelken sancak tarafındayken Genovanın iskele tarafında olması veya Genova sancak tarafındayken ana yelkenin iskele tarafında olmasıdır. Camadana Rüzgarın şiddetlendiği durumda yelkenlerin küçültülmesine camadana vurmak denir. Sert havalarda yelkenlerin küçültülmesi sonucunda yelkenli tekneler daha dengeli, güvenli ve daha hızlı gider. Bayılma Teknenin rüzgar etkisiyle yana yatmasına denir. Yelkenli teknenin max 20 derece bayılmalıdır. Özellikle rüzgarlı havalarda az bayılan tekneler daha hızlı seyir yapar. Çünkü Tekne düz durduğu oranda yelken alanı daha yüksek ve salması daha derinde olu 

SEYİRLER SIRASINDA AYARLAR 
Kafayı Açma ve Orsalama sırasında göz önünde bulundurulacak iki önemli temel husus, dümen, yani tekne döndürülürken, diğer bir anlamda seyir değiştirilir, seyirler arasında geçiş yapılırken yelkenlerin açısal ayarlarının ıskotalar yardımı ile yapılmasıdır. 

* YELKENLERİN AÇISAL AYARLARININ YAPILIŞI
 Iskotalar bilindiği üzere yelkenlerin tekneye göre olan açısını ayarlamak için kullanılan kalın iplerdir. Seyirler kısmında bahsettiğimiz, Iskotalar yardımıyla yelkenlerin açılarını ayarlamak için kullandığımız tabirler şunlardır: · Laçka etmek (boşlamak) · Boşunu Almak Laçka etmek: Iskotayı elimizden yavaş yavaş, istenilen miktarda bırakmak kaydı ile yelkenin rüzgar ile yaptığı açıyı arttırmaktır. Kafayı açarken, iskotayı laçka ederiz. Boşunu almak: Yelkenin ıskotasının çekilerek, yelkenin rüzgarüstüne doğru taşınması ve rüzgâr ile yaptığı açının küçültülmesidir. Orsalarken, iskotanın boşunu alırız. Toparlayacak olursak, şu örnek sonuçları çıkarabiliriz: Orsa giden bir tekne, pupa gitmeye karar verdiğinde, kafayı açarak dönüşü başlatır. Bu dönüş esnasında (başında veya sonunda bir anda değil) ıskotasını yavaş yavaş laçka eder. Öyle ki, ilk başta orsada 40 derece olan rüzgar ile yaptığı açı artık 180 derece olduğunda, yelkenin tekneye göre olan açısı Iskotanın boşlanmasıyla 15?20 dereceden 90 dereceye ulaşmış olmadır. Bir diğer örnek de bu olaydaki ayarların ve de uygulamaların tam terslerinin gerçekleşeceği bir orsalama olayıdır, bir tekne örneğin geniş apazdan dar apaza dönmek istediğinde orsalayacak ve iskotasının boşunu dar apaz açısını sağlayacak kadar almak kaydıyla yelkenlerin ayarları yapılır. 

* YAPRAKLAMAK KAVRAMI: 
 Bir yelkenli seyir esnasında olaylar ve uygulamalar teorideki gibi tepeden görülemeyeceğinden dolayı, olayın içinde olan kişi, yelkenin rüzgâra ve de tekneye göre olan açısını ezbere değil, yelkenine bakarak yapacaktır. Bunun için bilinmesi gereken temel bilgi için önce ?yapraklamak? kavramını açıklamamız gerekir. Yapraklamak; bir teknenin yelkeninin tümünün ya da bölgesel olarak, ıskotanın gereğinden fazla laçka edilmesi sonucu, rüzgâr altı ve de rüzgâr üstü taraftan, yani her iki taraftan da dolmaya çalışmasıdır. Tıpkı rüzgârda dalgalanan bir bayrak gibi, oysa sahip olmak istediğimiz yelken şekli, tek bir taraftan (rüzgarüstünden) dolacak şekilde kavislenmeli ve de asla rüzgâr altından terslememelidir. İşte ancak bu sayede teknemiz içinde bulunduğu seyir içinde rüzgârdan en verimli şekilde faydalanır ve en hızlı şekilde ilerler. Fakat bu ayar o kadar da basit değildir çünkü bir optimumdur. Yani yelkenleri fazla laçka etmenin yanı sıra onların boşunu fazla almak da teknemizin verimini, yelkenimizin kavisli ve de tek bir taraftan rüzgârla dolu olmasına rağmen, düşürecektir; çünkü boşun fazla alınması sonucu yelkende gereksiz fazla bir yük birikecek ve de bu yük teknenin ileri hareketinden çok onun yana yapacağı hareketi kolaylaştıracaktır. Sonuç olarak verimli bir seyir için kontra fark etmeksizin, dümenin düz tutmak, doğru yelken açısını yakalamak en önemli faktördür. 

GENEL TERİM VE KOMUTLAR 
Tekneler çok değişik şekillerde veya tiplerde olabilir. Ancak belli başlı kısımları hemen hemen her teknede ayni isimle adlandırılır. Aşağıda, her tekne kullanıcısı tarafından bilinmesi gereken ve çok kullanılan terimler verilmektedir. Pruva ( Baş): Teknenin ön kısmı Kıç ( Pupa): Teknenin arka kısmı Sancak taraf: Tekne başına doğru bakıldığında teknenin sağ tarafı İskele taraf: Tekne başına doğru bakıldığında teknenin sol tarafı Gövde: Teknenin gövdesi Borda: Teknenin su kesiminden sonraki dış kısımlarına denir. Küpeşte: Tekne bordalarının üst kısmı Seyir/sinyon fenerleri: Teknenin sancağında, iskelesinde, pupasında, üst güvertesinde ve direk başlarındaki fenerlerdir. Koç Boynuzu: Halatların bağlandığı araçlardır. Baba: Halatların bağlandığı araçlardır. ( sekli silindiriktir.) Üst yapı: Tekne ana güvertesi üzerindeki yapılardır. Ana güverte: Teknenin su seviyesi üzerindeki tüm yapıların üzerine inşa edildiği satıhtır. Kemere: Teknenin ortası Teknenin genişliği buradan ölçülür. Fribord (Freeboard): Tekne ana güvertesini su kesiminden yüksekliği Draft (derinlik): Teknenin su kesimi ile en derin yeri arasındaki mesafe Pervane: Dönerek suyu itme / çekme gücü sağlayan araç Karina: Teknenin sualtında kalan dış kısmıdır. Alabanda: Teknenin su kesiminden yukarı olan iç kısmıdır. Sintine: Teknenin su kesiminden aşağı olan iç kısmıdır. Mapa: El incesi yada halatların geçtiği halkalardır. Neta: Her şeyi hazır etmek, çalışır hale getirmek. Alesta: Dikkatli bir şekilde beklemek Mayna: Herhangi bir şeyi halat veya palanga ile indirmek. Avara: Limandan ayrılma, açılma. Volta: Halatı bağlamak Funda: Bırakmak, boşaltmak Vira: Demir almak yada ırgat veya vinci çalıştırmak. Aganta: Halatı gergin tutmak Laçka: Boşalt, gevşet. Hisa: İki kat bağla. İskele Alabanda: Dümeni tam sola kır ( max. 35° ). Sancak Alabanda: Dümeni tam sağa kır ( max. 35° ). Viya: Tutulan rotada ilerle, rotayı bozma. Çapariz: Engel olma, aksaklık verme, geçerli durumu bozma.

DENİZCİ HALAT BAĞLAMA TEKNİKLERİ
Bağlar ve Halatlar Çıma Halatın kısa olan ucu Beden İki uç arasında kalan kısım Doblin Açık halka Kroz Kapalı halka (Üst kroz ve alt kroz) Volta Bir halatın başka bir cisim etrafından geçirilmesi. KROPİ (8) BAĞI Halat ucunun makara yada başka bir donanımıniçinden çıkmasını önlemek için kullanılır. Halat çıması, bedeni üzerinden bir kroz alınarak yine aynı bedenin altından alınıp evvelki krozun üstünden ve içinden geçirilmesi ile olur. İZBARÇO BAĞI Teknelerin sahile verilen halatları sahilde bir babaya takmak için halatın çımasına yapılan geçici bir kasadır.Aynı zamanda donanımlara halatları bağlamak için kullanılır. Doğru yapıldığında bu düğüm, hiçbir şekilde kaymaz ve çözülmez. KAZIK BAĞI Çok sık kullanılan bu düğüm, halatı bir direğe hızlı ve kolay bir şekilde bağlamak istediğinizde kullanılır KOÇ BOYNUZUNA VOLTA ETMEK Tekneyi limana bağlamak veya tekneye sağlam bir ip bağlamak için kullanılır Rodalama Bir halatın kullanılmayacağı zaman, en kolay açılabilecek durumda, derli toplu bulunmasını sağlar. Kullanılmayan halatlar, aşağıdaki şekildeki gibi toplanır ve en son kalan uç, ilmeğin içinden geçirilerek sıkılır. Düğüm atılmaz.
(c)2017, All Rights Reserved Era Yapı, | Web Tasarım ElitNET
free website
built with
kopage